17 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Everybody dies alone.


Dun gece canim sikildi ve yapilacak en iyi seyin film izlemek oldugunu dusunup Beetlejuice'u izledim. Lydia'nin intihar etmeye karar verince yazdigi mektubun ilk cumlesinin ruh halimE ne kadar da uygun oldugunu dusundum: "I AM ALONE. I AM REALLY ALONE."

Bir filmde yalniz olarak yasadigimizi ve yalniz olarak oldugumuzu soyluyordu karakterlerden biri ya da onun gibi bir sey. Bilemiyorum belki de dogrudur. En azindan birkac kisi icin dogru oldugunu biliyorum.

Duygusal anlamda yalnizliktan bahsetmiyorum. Bir sevgilinin olmamasindan filan degil. Ruhsal anlamda bir yalnizlik. Her an, her yerde, kimle olursaniz olun... Cevrenizde birkac insan olmasi sadece sizi oyalar. Belki o an icin bunu dusunmenizi engeller. O an icin yalnizliginizi unutturur. Ama gercek olan sizin aslinda hep yalniz oldugunuzdur. Yuzler, sehirler ve anlar gecer ama geriye bir tek siz kalirsiniz. Konustugunuzda sizi anlayacak, omzunda aglanacak, sizi tamamlayan kimse olmaz. Yalnizlik; yataga yattiginizda, arabanin arka koltugunda, calisma masasinda, bisikletle dolasirken, muzik dinlerken, yolculukta, bir kafede, yururken, odanizda ve kendinizle basbasa kaldiginiz her anda hissettiginiz seydir. O an herkesin kendi telasinda oldugunu ve yasamlarini akillarindan sizi gecirmeksizin devam ettirdiklerini bilirsiniz. Onlarin yasamlari icin butunu olusturan bir puzzle parcasi gibisinizdir. O olmadiginda da resmin butunu gorulebilen br puzzle parcasi. Yuzleri dusunursunuz sizin icin onemlerini ve onlar icin oneminizi...

Belki de hepsi sacma. Hepsi aptalca bir ergenlik bunalimi. Belki herkes yastiga basini koydugunda 'tek' oldugunu hissediyordur. Ne yone giderse gitsin karanin gorunmedigi bir okyanusta yol alan kucuk bir teknedeymis gibi... Belki de artik hepimiz yalnizizdir. Modern zamanin, ileri teknolojinin, sehir hayatinin bize etkisi de bu olmustur belki: yanibasimizda hep birileri oldugu halde, daima yalniz hissetmek. Belki artik hic kimse bir digerini onemsemiyordur. Her birimiz kendi kucuk teknemizde yol alirken ne birbirimizi ne de karayi gorebiliyoruzdur...

Ya da belki de ben dunyanin kendi cevresinde dondugunu zanneden, onemsiz ergenlik sorunlariyla ugrasan, aglamak icin bahane arayan ve kendini mutemadiyen yalniz zanneden aptal bir 17'yimdir.

Belki yani...



3 Şubat 2009 Salı

Yeni gözlüklerin getirdiği baş ağrısından mütevellit saçmala-ma


Bilin diye söylüyorum, hani benzer bir durumla karşılaşırsanız önceden hazırlıklı olun diye; insanın doğumgününde gözlük numaralarının birkaç kat artması kesinlikle dehşet verici bir şey, berbat.

Daha da kötüsü düne kadar kullandığım gözlüklerden birden (bugün) bu yeni hiper-numaralı gözlüklere geçmek ben de feci bir baş ağrısı yaptı, yapıyor. Hatta öyle bir baş ağrısı ki yeni gözlüklerden vazgeçip eski gözlüklerimi takmama sebep oldular. Evet, bu yazıyı da şu an onlarla yazıyorum. Her şeyi rahatlıkla göremiyordum, yamuktular, camları çizik çizikti, yer yer çerçevesinin boyası kalkmıştı; ama çok rahattı be! Baş ağrısı yok, acı yok...

Off... Çok fenayım beybi!

2 Şubat 2009 Pazartesi

17*


Bugün 17 olduğuma dair söylentiler var. Bilemiyorum.