her şeyin başı değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
her şeyin başı değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2009 Cumartesi

Tebdil-i Tema


Uzun zamandır değiştirmek istiyordum, sonunda yaptım. Bir sürü şey denedim, kafam çok karıştı, o yüzden emin olamadım bir türlü. Bir de gözüm alışamadı bir türlü. Benimseyemedim. Ama sanki bu sonuncusu güzel gibi. Hedwig'i hatırlatıyor ama bana sürekli. Sonra gidip yine Harry Potter okumak istiyorum. Ama kendime engel oluyorum. Çünkü elimde yaklaşık 283461 tane okumam gereken kitap var ve bunlar sadece arkadaşlardan ve kütüphaneden topladıklarım. Bunlar yetmezmiş gibi bir de sınav var -ki kendisinin ebemle olan ilişkisinin boyutundan söz etmek dahi istemiyorum.


edit: şu kayda bakarken farkettim de ekran resmen baykuş dolmuş.

7 Kasım 2008 Cuma

45 Yıl Sonra Gerçekleşen Hayal


Sonunda yazımı yazabildim. Obama Obama dedim; ama adam seçimi kazanalı kaç gün oldu bir türlü atraksiyona geçemedim.


Evet, hepinizin bildiği gibi Obama bizi yanıltmadı ve ABD'nin 44. başkanı oldu.


Martin Luther King bundan 45 yıl önce "Bir hayalim var." diye seslenirken tahmin edebilir miydi acaba 45 yıl sonra bir siyahın başkan olarak ABD'ye sesleneceğini!..(Obama'nın Demokrat Parti adayı olarak konuşma yaptığı gün Martin Luther King'in konuşmasının 45. yıl dönümüydü) Ve artık 'hayal gerçekleşti'. Obama'nın eşi ve çocuklarıyla çıktığı o sahneye çıkması 'onlar için küçük ama Amerika için büyük bir adım'dı(bu sözü bir yerden hatırlıyorum ama).


Dilerim Barack Obama izleyeceği politikalarla da bizi yanıltmaz ve değişim gerçekleşir. İran bile 30 yıl sonra ilk kez kutlama mesajı gönderdi. Dünya ondan birşeyler bekliyor, evet.


Ve belirtmeden geçemeyeceğim. Cumhuriyetçi aday John McCain yeni Başkan Barack Obama'yı arayarak 'artık benim de başkanımsın' jesti yaptı. Bununla da kalmayıp seçim bölgesi Phoenix'te yaptığı konuşmada da, "Tanrı bu adamın yardımcısı olsun. Eski rakibimdi, şimdi başkanım olacak. Bunlar ülkemiz için zor günler. Güçlüklere karşı ona yardım etmek için elimden geleni yapma sözü veriyorum." dedi. Bakın işte ben bunu alkışlarım.



İlgilenenler için; Barack Obama'nın zafer konuşması

4 Kasım 2008 Salı

Seni Seçtim Pikaçuuuu, Pardon Karaoğlan




Bizim kuşaktan kız olsun, erkek olsun yoktur heralde Pokemon'u izlemeyeni. Ordaki asıl çocuk Ash'in en sevdiği pokimon(aslı pokemondur); Pikachu adlı, sarı, trafo benzeri, 'pika pika'layan bir yaratıktı. Ash bu pokemonu seçeceği zaman "seni seçtim pikaçuuuu" diye bağırırdı, o da tüm pokimonları kızartırdı filan. Ahh ahh özlemişim izlemeye izlemeye. O sebeple ne zaman bir şeyi seçmek söz konusu olsa seçenekler arasında Pikachu'yu seçiyorum ben.=P


Ama tabii her ne kadar konumuz seçimle alakalı olsa da ne pokitopları ne de herhangi bir çizgi filme dair bir şey. Bahsetmek istediğim şey şu anda dünya gündemini fazlasıyla meşgul eden ve sürmekte olan Amerika Başkanlık Seçimleri. Bilindiği üzere Cumhuriyetçilerin adayı McCain, Demokratların adayı ise Obama. Benim de öyle...


Barack Obama ya da bazı kimselerin kullandığı tabirle Karaoğlan taa ilk zamanlardan beri gönlümü fethetmiş bir şahsiyet. Ama neden? Mesela neden bugün okulda öğle yemeğinde ve öğle arasının yarısında benim gibi sıkı bir Obama'cı olan Büşra Nur ile "ille de Obama" propagandası yaptık?


Bir çok sebebi var elbette. Bu sebeplerin bir kısm Obama sempatime, bir kısmı da McCain antipatime dayanıyor. Ama bir kaç sebebi var ki, hepsinden önce geliyor.


İlk sebep bir çok kişinin de sebebi olan Obama'nın Karaoğlan olması... Düşünün bir kez milyonlarca afro-amerikanın yaşadığı bir ülkede 232 yıl boyunca tek bir başkan bile afro-amerikan olmasın... Belki de Beyazsaray'a beyazların daha çok yakıştığını düşünenler sandığımızdan da fazlaydı. Belki de siyahlar yönetilmeye mahkumdu, ne de olsa onlar gerçek bir Amerikalı bile değildiler. Ünlü siyah karşıtı ırkçı grup Ku Klux Klan'ın lideri Thomas Robb'un da dediği bu değil mi zaten? "Bu savaş bu ülkenin haklı sahipleri ve liderleri olan bizim insanlarımızla onlar yani siyahlar arasında. Başka yere ait olan o insanların cemaatleri tarafından okullarımızın ve kiliselerimizin işgal edilmesi insanları sinirlendiriyor. Uzaylılar tarafından el geçirildik ve Obama'nın kesinlikle bir uzaylı olduğunu düşünüyorum." Ooo, bakıyorum da siyahlar Amerikalı olmamakla birlikte gerçek bir insan bile değiller!..


Ne korkunç bir düşünce! Bu nasıl bir zihniyet? Mantıklı bir yorum bile getiremediğim dehşetli bir fikir! Onlar uzaylı, onlar insan değil. Defolsunlar, pisler, sefilller, yüzkaraları, yüzükaralar!... Bu şahsiyetler insanlıklarını nerede unuttular? Deri rengi yüzünden bir insanı insan dahi kabul etmemek nasıl bir mantık?... Evet, asıl sebep bu. Obama ve tüm siyahlar işte tam da yüzyıllar süren bu aşağılama yüzünden cumhuriyetçilerden çok daha fazla hakediyorlar soylu beyazları yönetmeyi. Sırf yüzyıllardır süren bu işkence son bulsun diye, eşitlik ve demokrasi denilen şey siyahların da hakkı olabilsin diye. Obama'nın otobiyograsi olan 'Babamdan Hayaller' adlı kitaptaki bir bölüm bile yorum yapmayı geçersiz kılıyor. Bir gün Obama Life dergisinde deri rengini değiştirmeye çalışan bir siyahın fotoğrafını ve hakkındaki yazıyı görür: "Bu makaleyi okuduğumda kendimi bir tuzağa düşmüş gibi hissettim [... ] Bir yerlerde gizlenmiş bir düşman vardı, hiç kimse hatta ben bile fark etmeden bana ulaşabilecek bir düşman." Sonra Obama şöyle devam eder: "Eve döndüğümde banyoya girdim ve aynanın karşısına dikildim. Rengim değişmemişti, her zamanki gibiydim. Aacaba bende anormal bir şey i vardı? Eğer ben normalsem, diğer olasılık, etrafımdaki ergenlerin bir deliler dünyasında yaşıyor olması beni daha az korkutmuyordu [...] Dünyaya bakışım, bu kez kesin olarak değişmişti."

Bir başka sebepse Obama'nın direkt olarak gençlere hitap ediyor olması. Ne diyor: Change! Evet, işte bu... "İhtiyacımız olan değişim(change we need)"! Amerika'da bir şeyler gerçekten de değişmeli, ve Obama'nın en azından (boş olma ihtimalini bünyesinden barındırsa dahi) ilk vaadinin bu olması bile büyük bir adım.


Dünya barışı açısından da Obama'nın McCain'e göre tercih edilmesi gereken aday olduğu ortada. Obama bugüne kadar hep uzlaşımı savundu. Irak Savaşı'nı hiçbir zaman desteklemedi ve seçilirse de bunun bir son bulacağını söylüyor. McCain'se Irak meselesinin her zaman haklı(!) bir dava olduğunu ve bu savaşı devam ettireceklerini vurguluyor. Aman ne güzel, Irak'a barış getirecek bir aklı evvel daha! Militaristliğiyle övünen birinden ne bekleyebilirsiniz ki zaten? "Obama Başyenidendağıtımcı olacak(Obama'nın ekonomik fikirlerini eleştiriyor). Ben başkomutan olmak için adayım." Buyrun burdan yakın. Başkomutan! Ooo, ne muhteşem. Bu fikre sahip birinden de zaten Bush gibi Irak'a barış getirmesini(!) bekleyebiliriz ancak.


Ve bir şey daha var. Obama'nın eşini ve çocuklarını seçim kampanyası süresince O'nu yalnız bırakmadıkları için tebrik ediyorum. Gerçekten mükemmel bir izlenim oluşturdular. Güçlü ve ideal bir profil çizdiler.


McCain'se geçtiğimiz günlerde Arnold Schwarzenegger ile halkın karşısına çıktı. Dünya vücut geliştirme şampiyonu olmuş; ama şu sözünden beyin yönünden gelişemediğini rahatlıkla anlayacağımız Schwarzenegger demiş ki: "Obama’yı davet ediyorum, çünkü sıska bacakları için bir şeyler yapması gerek. Ona bazı esneme hareketleri yaptıracağım. Sonra pek zayıf kollarını kaslandırmak ve pazuları şişirmek için bazı egzersizler yaptıracağız. Böylece fikirleri de biraz etlenmiş olur." Ben de kendisini beyni konusunda bir şey yapması için uyarıyorum ve McCain'den de bu işlerin Terminatör'le filan olmayacağını anlamasını bekliyorum.


Saygılar, sevgiler.