19 Ocak 2009 Pazartesi

Mutant olmam, alerji olmayacağım anlamına gelmez.


Bu cumartesi karar verdik, arkadaşlarla kahvaltıya gidelim diye. Uzun zamandır bir yerlere gitmiyorduk zaten, iyi de oldu. Yani en azından iyi başladı. Kahvaltı diye gittiğimiz mekanda tam 2.5 saat oturduk. Çevremizdeki herkes değişiyordu; ama biz sanki kazık çakmış gibi oturduk ve sürekli konuştuk.

Ardından bir arkadaşı yol üzerinde dersanesine bıraktık ve diğer üçümüz kendi dersanemize gittik. Bir süre her şey normal seyrinde gitti; ama birden (aslında birden de değil yavaş yavaş) boynum kaşınmaya başladı. Bu kaşıntılar ilk başta rahatsız etmeyecek sıklıkta kendini hissettirirken giderek artmaya başladı. Öyle ki, boynum aşınacaktı neredeyse kaşımaktan. Daha sonra bu kaşıntı hafif hafif karnıma inmeye başladı; ama geometrici yüzüme baka baka çember anlatırken karnımı kaşımanın pek iyi bir fikir olmadığına karar verdim ve bu karın kaşıma olayını eve erteledim.

Dersaneden evime kadar süren 7 dakikalık yol boyunca "oramı buramı kaşırken ya biri görürse?" stresini yaşamadan kendimi rahatça kaşıyabileceğim anların hayalini kurdum ve en sonunda eve vardım. Ancak bu bir rahatlamaya değil, aksine bir şoka sebep oldu. Vücudum Türkiye kabartma haritasını aratmayacak şekilde dağlar, ovalar, platolarla dolu; engebeli bir araziye benziyordu. Bunun yanında her daim sarılıkmışım izlenimi veren hastalıklı, sapsarı ten rengim gitmiş; yerine Japonya, Kanada, Türkiye ve bilimum ülke bayraklarını andıran bir kırmızılık gelmişti. Öyle ki, İspanya'da bir arenada olsam boğa üzerime saldırabilirdi (Bu arada boğaların saldırma sebebi kırmızı renk değil, bezin sallanmasıymış.) (Bakın nasıl da kültürlü bir insanım. Acayip bir şeyim canım ben, öyle böyle değil. =P)...

Ben tabii hayatına "alerji" denen sözcük uğramamış her insan gibi "ne oluyor lan bana? mutasyon mu geçiriyorum, noluyorum? kaplumbağa olursam, ninja da olur muyum? popülerlikte spiderman'i, batman'i sollar mıyım?..." gibisinden değişik düşüncelerle boğuşurken en iyisinin anneme sormak olduğuna karar verdim. Beni gördüğünde annemin yüzü, kızının bir mutant gibi görünmesinden mütevellit (olacak ki) benim henüz birkaç saattir sahip olduğum ten rengine döndü. Ve ardından can alıcı cümleyi söyledi: "Alerji olmuşsun sen!"

Ardından birden kendimi duşta buldum. Annem faydasının olmayacağını kendisi de bilerek, "belki" diyerek şansını denemek istemişti; ama 5-10 dakika kaşıntımı hafifletmek haricinde pek de bir faydası olmadı. Akşam yemeğini müteakip gidilen devlet hastanesi acilinde "18 yaşından küçük bu, çocuk hastanesine götürün" şeklinde yediğim çocuk damgasının ardından çocuk hastanesine gittik. Orada yediğim 2 iğne hayatımın en rahatlatıcı iğnelerindendi galiba. Ardından eve geldiğimde göz kapaklarımın yer çekimi denen kanun zımbırtısına uymak için can attığını farkettim ve kim bilir daha önce kaç sene önce yapmış olduğum bir şeyi yaptım, saat 9 bile olmadan uyudum (daha sonra alerji ilaçlarının uyku yaptığını öğrendim).

Ertesi sabah (pazar) canım istemediğimden dersaneye gitmedim ve ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlamakta gecikmedim. Çünkü bir gün önceki mutantik halime geri dönmüştüm. Üstelik bu sefer saç diplerim dahi kaşınıyordu. Doktorun yazdığı ilacı içmemle hem yavaş yavaş insana benzedim, hem de saç diplerimde barıştım. Ancak o ilaç da çok hımbıl yaptı beni. Bir ders çalışma isteksizliği (normal zamanlarda feci bir çalışma şevki var ya hani(!)), bir halsizlik filan... Ben de sırf bu yüzden(!) ertesi günkü sınavlara çalışmadım. Zaten çalışacağım kitabı okul dolabımda unutmuştum, sözlü içinse okumam gereken kitapları birkaç saatte bitiremeyeceğim aşikardı. Ben de bütün gün mal mal, ne yaptığını bilmez bir halde ortalarda dolaştım ve en azından sözlüde birkaç soru cevaplayabileyim diye okumam gereken kitapların birinden biraz okudum.

Bu mutantik belirtiler beni çok sevmiş olacak ki, aynı gece yatmaya yakın tekrar belirmeye başladılar. İlaç içtim; ama kaşıntım geçmesine rağmen rengim ve kabartılarım hala benimle beraberdiler. Ben de ilacın da getirmiş olduğu uykuyla yatmaya karar verdim. Neyse ki sabah kalktığımda yoktular. Çok sevindim ancak yine de ilacı içtim; zira okuldaki insan (gibi görünen) popülasyonunu azaltmak istemiyordum. İlaç da uykumu getirdi. Hele de öğle yemeğinden sonra mal gibiydim. Ama genel olarak bugün gayet insan-sı bir vücudum vardı; lakin biraz önce ayaklarım kaşınmaya başladı. Gerçi biraz hafifledi; ama yine de vücudumun muhtelif yerlerinde gariplikler belirmesi an meselesi!

Ve farkındayım ki bu yazıdan çıkarılacak hiçbir sonuç yok. Benim de öyle bir amacım yoktu zaten.

Hadi öptüm, görüşürük o zaman!

14 yorum:

Forsaken dedi ki...

geçmiş olsun ya alerji çok gıcık bişey, kardeşim çok sık dert yanar alerjilerinden.

osuruktanteyyare dedi ki...

geçmiş olsun
çok eylenceli anlatmışsın ama :D

TOHUM dedi ki...

geçmiş olsun.
{sen tut o kadar yaz.bu kötü duruma eğlenceyi kat,insanlara sun; elin arabı gelsin sadece bi "geçmiş olsun" yazsın,sonuna da tek bir nokta koysun. pehheyy!}

Piltik'anım dedi ki...

Tatlı tatlı da kaşınır o şimdi.. Hihihi.. Kendine dur de yoksa yaralı böcük olursun bak.. Demedi deme.. :P

Amélie Poulain dedi ki...

Forsaken: Evet, çok fena gerçekten.

Osuruktanteyyare: Yaşaması güzel değil tabii. Sağol bu arada. (=

Tohum: Dimi, insan iki nokta daha koyar; en azından üç nokta olur.=P

Piltik'anım. Şimdi daha iyiyim zaten. (=

Ahmet Nuray dedi ki...

Alerjinin testi var. Biliyorsunuzdur. Eğer hangi maddelre karşı alejiniz oldugunun tespitini iyi yaptırabilirseniz bu illetten kurtulma şansınız %80. İsviçre'de alerji testleri yapan hastaneler var. Araştırmanızı tavsiye ederim. Size geçmiş olsun dileklerimi sunarım. Aynı zamanda psikolojik nedenlerinde alerjiyi körukledıgını bılmenızde fayda var sanırım.

Adsız dedi ki...

ah güzel kuzummm geçmiş olsun
(teşk canım)
aerodinamik'in anası :))
nrcn

Amélie Poulain dedi ki...

Ooo anne-ayro. =D
Çok teşekkürler.
Öperim yanaklarınızdan kocaman.

cesetizleri dedi ki...

geçmişler olsun da bu kadar eğlenceli anlatılmaz ki hastalık :)

babegazelle dedi ki...

ıyyy çok gıcıktır anacım bilirim geçmiş olsun bebik :)

Amélie Poulain dedi ki...

Ahmet Nuray: Önerileriniz için teşekkürler.

Cesetizleri: Teşekküür. (=

Babegazelle: Geçti geçti, çok şükür. :)

semmy davis juniour:p dedi ki...

dostum yaff doktoru değil sen beni arayacaktın. fena halde allerjik bi sülaleyiz ben sana bi reçete yazardım kalmazdı bişeyin. allerjikliğimi okula bi gün zayıf bigün şişman geldimden anlamışındır:p neyeymiş allerjin? biliyon mu benim virüslere allerjim var, grip oluyom aynı anda allerji oluyom, bi noktadan sonra derin kalkmasa, annen başında durup kaşımanı engellemese ve her yanın acımaya başlamasa çok eğlencelidir bence de katılıyorum dostum sana:)en azından okul yok dersane yok=) bi öss amelesi başka ne ister demi:)

semmy davis juniour/part 2:p dedi ki...

bu arada okudukça kaşındım, okudukça kaşındım :s

Amélie Poulain dedi ki...

Tüh bak, sana sormayı nasıl akıl edemedim? =P

Not: Çok pis kaşındırırım, öyle böyle değil. =D