edward etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edward etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2009 Perşembe

Biz Twilight'ı çok severiz, çok severiz, çok severiz!


Meğer güzel ülkemde Twilight (Alacakaranlık) denen vampir şeysini seven, gugılın tüm imkanlarını seferber ederek hakkında bir şeyler öğrenmek isteyen ne çok insan varmış. Zamanında Twilightsevergillerden misiniz? diye bir yazı yazmıştım. Ve bakıyorum ki; abidik gubidik bir yazı olmasına rağmen gugıl ziyaretçilerimin yarısından çoğunu bu yazıya borçluyum, ohannesburg!

Misal olaraktan;


yeni ay e book new moon (25) - [yok canım yok, yeniay'ın e-book'u filan yok. hem ne yapacaksın ki e-book'u? al kitabını adam gibi oku. e-book da kitap mıymış canım, aaa...]

breaking dawn kitabının çevirisi (2) - [hayallerini yıkmak istemezdim; lakin yok öyle bir şey. tutulma(eclipse)'ya bile daha yeni kavuştuk. biraz sabır.]
şafak vakti breaking down (2) - [dawn'dır o dawn.]

şafak vakti türkiyeye geliyor (2) - [thy ile mi?]

alacakaranlık 1. baskıdaki hatalar - [ohooo o kadar çok var ki. saysam kitabın kendisinden daha uzun olacak.]

alacakaranlık serisinin breaking down kitabı d&r da var mı? - [breaking dawn'ın olduğu konusunda güvence verebilirim en azından.]

alacakaranlıkta gittim ve psikolojim bozuldu - [ah canım ah, hangimizin bozulmadı ki sanki? yalnız filme alacakaranlıkta gitmek daha yıkıcı bir etki yapıyorsa bilemem tabii...]

breaking dawn kitabı ne zaman çıkacak - [kesin olmamakla birlikte 15 nisan civarında çıkacağı söylenmekte.]

eclipse şafak vakti
- [?!! eclipse(tutulma), breaking dawn(şafak vakti) ]

edward bella - [dimi, bence de çok yakışıyorlar.]

fragman new moon yeniay - [şimdilik biraz erken gibi...]

midnight sun okuma - [tamam okumam. zaten daha ingilizcesi bile basılmadı. ama sen yine de çok istiyorsan internete sızan ilk 12 bölümü okuyabilirsin.]

stephenie meyer türkçe şafak vakti - [yok öyle bir şey (şimdilik).]

twilight kapak resminin anlamı
- [edward'ın bella'yı sevmesi kesinlikle yasak; çünkü ona çok fazla zarar verebilir hatta öldürebilir bile. ama edward, bella'dan uzak duramıyor. elmayı tutan ellerin anlamı da edward'ın ellerindeki aşkları. (adem ile havva'nın kıssasına atıfta bulunuluyor.)]

twilighttaki piano
- [carter burwell - bella's lullaby. soundtrack albümünde de yer alıyor.]

yeniay eclips - [newmoon(yeniay), eclipse(tutulma)]

yeniay new moon ne zaman türkiyede vizyonda - [önce bi' çekilsin, hallederiz bir şekilde...]

şafak vakti stephenie mayer - [meyer o, hı hı.]

şiddetle başlayan hazlar ,şiddetle son bulurlar twilight - [yeniay'da geçmekte, evet. gerçekte romeo&juliet'te rahip lawrence'a aittir.]

16 Kasım 2008 Pazar

Twilightsevergillerden misiniz?



Bu yazın ortalarına doğru bir arkadaş grubumun çoğunun (özellikle de kız kısmının) kişisel iletilerinde olsun, nicklerinde olsun Twilight, Edward&Bella türünden şeylere çok fazla rastlamıştım. Bir kaç gün sonra merak edip sordum nedir, ne değildir diye. Öğrendim ki Bestseller olmuş 5 kitaplık bir serinin ilk kitabıymış. Arkadaşlardan biri de e-book'unu bulmuş, ondan ona derken yayılmış da yayılmış. Bana da attılar kitabı. Ama ben şu zamana kadar e-book okumamış, bu zamandan sonra da okumayı düşünmeyen biri olarak okumayı şiddetle reddettim. Kitabın da dijitali mi olurmuş allasen? Kitap dediğin iki kapak arasına girebilmeli, koklanabilmeli (evet buradan açıklıyorum, kitap koklama manyaklığım var. keş gibi kokluyorum kitapları.), dokusu hissedilebilmeli ve tabii ki yatarak okunabilmeli...


Bu dikkafalılıkla okumadım ben bunu ve uzun bir süre de normal şeklini aradım. Bu arada sürekli Twilight'la ilgili şeyler araştırıyordum, yani bende iyice takıntı haline gelmişti bu mesele. Okumalıydım bir şekilde. Manisa'da bulamadım; ama çok da dert etmedim. Manisa küçük bir şehir zaten, İzmir'de bulurum dedim. Bir kaç hafta sonra İzmir'e bir arkadaşımın yanına gittim bir kaç gün kalmaya. Daha önceden meseleyi ona da açmış, onun da bu konuya eğilmesine sebep olmuştum. İzmir'e gittiğimde o kitabı bulup almaya karar verdik; ama bulamadık. Evet, İzmir'de dahi yoktu kitap. Olanlardaysa kalmamıştı. Tabii bu arada "Alacakaranlık Kuşları", "Alacakaranlık Kuşağı" gibi kitapları zorla satmaya çalışan kitapçılarla da mücadele ettik. Sonuç olarak İzmir'de de bulamadık Alacakaranlık'ı. Biz kitabı aramaya devam ediyorduk; ama hiçbir yerde bulamıyorduk. Hatta sırf bunun için arkadaşın erkek arkadaşı da seferber olmuştu. Sonunda erkek arkadaşının aklına internetten sipariş etmek geldi. Bir sitede bulduk ve sipariş ettik; ama defalarca mail atmamıza rağmen kitabı göndemediler.


En sonunda arkadaşın erkek arkadaşı Ankara'ya gittiğinde bulup getirdi. Öğrendik ki Epsilon bu ekim ayında piyasaya sürmüş(ondan önceki Dharma'ydı, ondan bu kadar zorlanmıştık). Kitap yazılı haftasında elimizde olduğundan bizim için baya zor oldu. Eğer kitaba başlarsak sınavları boşlayacağımızı biliyorduk. O sebeple büyük bir irade göstererek 10 günlük sınav dönemimizin bitmesini bekledik. Önce bahsi geçen arkadaş okudu. Ve nihayet ben. 4 aylık bekleyişin sonucunda bu sabah kitabı bitirdim.


Okuma süreci benim için oldukça sancılıydı. sırma tuğçe ve zeynep isimli 3 dişikişinin bi takım yazıları var burda.'da ben bazen... isimli bir yazı vardı Tuğçe imzalı. Orada filmlerde, kitaplarda filan empati yaptığını söylemişti. Ben de öyleyim. İstemdışı bir şey bu. Hemen o dünyaya giriveriyor, kurgunun tam da göbeğine oturuyorum(kitaplarda daha da çok olur bu). Hele de ben o kitabı çok seviyorsam yandığımın resmidir. Asıl dünya sanki kabukmuş, ben de aslında o dünyada yaşıyormuşum gibi olur. Rüyalarıma girer filan... Yine aynı şey oldu. Aklımda fikrimde Alacakaranlık vardı. Psikolojim bozuldu. Her kelimeyi, her durumu onunla bağdaştırır oldum. =D



Burada uzun uzun kitap yorumu yapacak değilim; ama bir kaç şey söylemeden de geçmeyeyim. İtiraf etmeliyim ki bu kadarını beklemiyordum. Çok, çok farklı bir kitap. Sanki fantastik gibi değil de; yaşamın içinde var olan, yarın sizin de başınıza gelebilirmiş gibi bir his uyandırıyor(en azından bende uyandırdı.=P). Ve okuyan her kız (çoğunluk diyelim misal Eylül aşık olmamıştı) gibi ben de Edward'a aşık oldum. Böyle şeylerin bir çok kişiye salakça geldiğini biliyorum; ama bu, demin bahsettiğim empatiötesi durumumdan kaynaklanıyor(bir de böyle demem her kitap karakterine aşık olduğumu düşündürtmesin lütfen=D)... Neyse uzatmayalım.

Epsilon New Moon(serinin ikinci kitabı)'u da piyasaya sürdüğünden onu da hemen D&R'dan sipariş edip edindik. Yalnız Epsilon önce New Moon'u piyasaya sürüp, Twilight'ı sonradan alelacele piyasaya sürdüğünden bir çok hata vardı. Hatta bazı kısımları direkt atlamışlar. Bu kısımlarda Epsilon'a sövüp, sevmediğim e-book'a talim etmek zorunda kaldım.

Şimdi derdim filmin vizyona girmesi. AFM dahi bu konuda ses çıkarmadı daha. Lütfen kitap gibi b.kunu çıkarmasınlar bunun da. Kudurucam yoksa.