karın ağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karın ağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2009 Perşembe

Sınav: bir nevi karın ağrısı


Soru: 3. sınavlarla canhıraş bir halde boğuşmakta olan bir öğrenci nasıl olabilir?
Cevap: Benim gibi mesela.


* Stresten karnımda urlar çıkacak yakında. Evet, strese girdiğimde karnım ağrıyor benim. Başkalarının da ağrıyor. Mesela dün Serim çok fena karın ağrısı çekiyordu. Strestendir sanıyordu(k); ama apandisi patlamış, ameliyat oldu. Ama konumuz Serim'im apandisi değil elbet...

* Bazı hocaların hayatı neden bu kadar zorlaştırdıklarını anlamak mümkün değil. Zaten sınavlar feci halde can sıkıcı, bir de ilkokul çocuğu gibi defter kontrolü yapmanın ne gereği var allasen! Dil anlatım, geometri, inkılap, coğrafya, ingilizce defterlerim yok mesela. Hiç de eksikliğini hissetmedim (aslında birkaç kez hissettim), ne güzel geçinip gidiyordum; ama nerden çıktıysa birden defter kontrol etme modası çıktı. Bunca sınav arasında defter geçirmek resmen zulüm. Sağ elimin başparmağı nasır olacak yakında... Daha da kötüsü bugün inkılapçının yanına gittim defteri göstermeye, "ben zaten verdim notları, gerek yok" dedi. İnsaf be, emeğe saygı! Öküz gibi yazmışım, bari bi' baksaydın dimi?... Geometrici de aynı şeyi yaparsa yarın atacağım kendimi pencereden. Ama bizim sınıf birinci katta, ölmem. Sakat bile kalmam. Sadece bir yerlerimi kırarım, alçılı alçılı dolaşırım artık aylarca....

* Uykusuzluk çok kötü bir şey. Mesela dün günler sonra ilk kez okuldan gelince uyuma fırsatı buldum ve tam 3 saat uyudum. O ne huzurlu 3 saatti... Uyanınca kendimi çok mutlu hissettim. Ve inanamadım uykusuz olmamama.

* Dün bana uzun gelen bir aradan sonra tekrar Yaprak Dökümü vardı. İngilizce sınavımın olması bunu engelleyemezdi elbette. Nitekim vakti zamanında geometri sınavının olması da engelleyememişti. Sonuç olarak diyeceğim şey şu; yeni Şevket çok salak. Hiç sevmedim ben onu.

* Yarın 3 tane sınavım var ve biri matematik. Ve ben kendimi pencereden atsam bile ölmüyorum...