7 Kasım 2010 Pazar

Ah, aklım nerede benim?


Hayatın bu kadar garip olması çok garip bence. Yani dünya biraz daha normal ve öngörülebilir olsaydı nasıl olurdu gerçekten merak ediyorum. Sıkıcı mı olurdu? -Muhtemelen.
Şu an sıkıcı değil mi? -Öyle.
Daha sıkıcı olurdu; ama daha az yorardı galiba.

Hayat o kadar garip ki nasıl hissettiğimi bilmiyorum. Ya çok mutluyum ya da çok mutsuzum, emin değilim. Yada ikisi de birbirine o kadar karıştı ki artık hissetmiyorum. Hissetmediğim için de bilmiyorum. Ama yine de neden ağlıyorum? Bilgisizlik mutluluksa eğer, mutlu olmam lazımdı. Demek ki biliyorum. Biliyorum demek ki hissediyorum. O zaman çok fazla hissediyorum, çok derin. Derinlik basınçtır. Basınç acı verir. Basınç kanatır. Burnunuz, kulaklarınız, ağzınız, gözleriniz kanar. Tüm damarlarınız patlar. Oluk oluk kan.

Kafam çok karışık. Yeni yerler, yeni insanlar. Davetkar ama güvenilmez. En çok bıktığınız hataları tekrarlıyorlar. En çok istediğiniz şeyleri teklif ediyorlar. Adım atmak kaçınılmaz; ama hangi yöne?

Beynim kusuyor. Bunalımda değilim. Dedim, mutlu da olabilirim. Çünkü karışık şeyler var, biraz derin. Nasıl hissetmem, ne yapmam gerektiğinden emin değilim. Biraz güzel, biraz çirkin.

Ah, aklım nerede benim?



*Sırf parmaklarımı hareket ettirebilmek adına amaçsızca başladığım bu yazıya başlamadan önce biliyor muydum bunları yazacağımı ondan mı "where is my mind?"ı açtım, yoksa şarkı mı beni bunları yazmaya itti, bilmiyorum. Bir sonraki cümlemi bile düşünmeden yazdım oysa hepsini.

1 yorum:

girl with the red balloon dedi ki...

where is my mind..
Senin dilinle güzel anlatılmış bir şarkı..