12 Ekim 2008 Pazar

Ah Uyku Sen Ne İyiydin..



Ben uykuyu çok seven biriyim. Bu sevgi çok uyumamdan değil, pek uyuyamamamdan heralde. Özellikle de okul döneminde 4-5 saatlik uykulara talim ederim; çünkü erken uyumaktan nefret ederim -ki beceremem de zaten... Ve tahmin edilebileceği gibi de 'uykusunu alıp da uyanmak' kavramı yaz tatillerini saymazsak bana pek bi' uzak. Uzun süren uykular, annem 10-15 kez dürtüklemeden uyanmak genelde benim için mülahazası hoş fekat gerçekleşmesi zor şeylerdir.

İnsanın filmler, internet, ödevler, sınavlar yüzünden geç yatıp okul yüzünden erken kalkmak zorunda olması ve ertesi gün de çeşitli sebeplerden geç yatıp, yattıktan kısa bir süre sonra lezzetli bir uykuya dalması ne hoş şeymiş oysa. İnsan olmanın gereği bazı şeylerin ne kadar hoş olduğunu onları kaybedince anlıyoruz. Ben de aynı durumdayım.

Bir kaç gündür hastayım. Gündüz gündüz yatıyorum, halsiz halsiz kendimi ordan oraya atıyorum filan.. Benim gibi sık sık hasta olmayan biri için zor şeyler bunlar. Tabii bu zor şeyler geceleri de devam ediyor. Kemiklerim, eklemlerim, kaslarım ve bilimum yerlerim üzerimden kamyon geçmişçesine ağrıdığından dün saatlerce uyuyamadım. Yatakla kavga ettim, farklı teknikler denedim ama kar etmedi. Uzun süren çaba sonucunda uyuyup kalmışım, bilmem saat kaçtı. Aynı şekilde bir önceki gece de berbat haldeydim. Neredeyse 7-8 kez filan saçmasapan sebeplerden ötürü kalktım -ki bunlara yataktan kalkmadan milyonlarca kez burnumu silmem dahil değil belirteyim. Artık kimse kalk kalk diye zebellah gibi başıma dikilmiyor; ama eski uykularımın da tadı yok. 4-5 saatti ama pek bi' lezzetliydi o uykular.

Velhasıl kelam hasta olmak zor iş. Bir an önce iyileşsem de geri dönsem o eski uykulara. Sonra gün boyu azıcık uyuduğumdan bütün arkadaşlarıma şikayet edip onları delirtsem, onlar beni dövseler filan.. =)

Hiç yorum yok: