skip to main | skip to sidebar

Ot, Çöp ve Diğerleri

çünküfilleryüzüyor.

16 Ağustos 2011 Salı

bilmem anlatabildim mi.


Gönderen: Amélie Poulain zaman: 19:04
Gibi Gibi: iyi müzik, müzik dinlemek güzel şey, the beatles

0 Lafazan:

Yorum Gönder

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)

KimKiBu?

Fotoğrafım
Amélie Poulain
Turkey
hımhımlara ve uçlu kalemiyle arasında duygusal bir bağ olduğuna inanıyor. erkek kardeşiyle olan ilişkisini saymazsak tam bir hümanist.
Profilimin tamamını görüntüle

beni bana sorabilirsin.

formspring.

pek bi' güzel

  • HENUZ KARAR VERMEDIM
    1
  • Beyin ütülemek güzeldir.
    alık alık bakma balık
  • Fixing A Hole
    Arkadaşlar Tolkien bana aşıkmış (kanıtım var).
  • bu bir blog kaydıdır...
    saatlerimizi ayarlayalım
  • kristensenn
    Venedik'teki Delibozuk Kitapçı: Libreria Acqua Alta
  • SiNEKLENiYORUZ
    Bütün bunlar ben yokken oldu.
  • Merush Hanim
    Evvelki dostluğun yok
  • olağanüstü sıradan
    tesadüf bu ya..
  • tanrılar fıttırmış olmalı!
    300112
  • Tuvalet Mecmuası
  • cekinsafrakesesi.
    selam.
  • First rule of here is you do not talk about this..
    Amerika macerası da böyle sona erdi...
  • benim hep canım sıkılır.
    ***

beni sizler yarattınız

geçmiş zaman olur ki..

dinlemedeyiz.

bugün bunu çok sevdim.

İnsan olmak ve hayatı hayvanlardan daha az anlamak ne hazin şey.


Panait Istrati.

okuyoruz.

okuyoruz.

bad roman/ce.

…Öte yandan, erdemlerine rağmen, romanların kusurları da vardır, Roberto’nun bunu bilmesi gerekiyordu. Nasıl tıp zehirleri de öğretiyorsa, metafizik yersiz inceliklerle dinin dogmalarını sarıyorsa, etik herkesin hoşuna gitmeyen yüceliği öğütlüyorsa, optik aldatıyorsa, müzik aşkları kışkırtıyorsa, geometri haksız egemenliği, matematik cimriliği teşvik ediyorsa… roman sanatı da, kurmacalar sunduğu konusunda bizi uyarmakla birlikte, saçmalık sarayına bir kapı açar, düşüncesizce o kapıdan öteye geçildiğinde kapı üzerinize kapanıverir.


-Umberto Eco.

alex & tracey

alex & tracey
aslına bakarsan bütün insanların hayatı beklemekle geçiyordu. istedikleri birşeyin gerçekleşmesini ya da bir gün geberip gitmeyi bekleyip duruyorlardı. markette tuvalet kağıdı satın almak için kuyrukta bekliyorlardı. bankadan para çekmek için kuyrukta bekliyorlardı. ve eğer paraları yoksa, daha uzun kuyruklarda beklemeleri gerekiyordu. önce uykunun gelmesi için, sonra da uyanmak için bekliyordun. önce evlenmek için, sonra da boşanabilmek için bekliyordun. önce yağmur yağması için, sonra da yağmurun durması için bekliyordun. yemek yemek için bekliyordun, sonra tekrar yemek için yeniden bekliyordun. bazen de bir sürü delinin arasında "acaba ben de mi onlardan biriyim?" diye merak ederek bir psikoloğun muayenehanesinde bekliyordun.

pulp - bukowski.

bi' bakıp çıkacaklar