4 Ağustos 2011 Perşembe

şüphe etmeden yaşamanın dayanılmaz hafifliği.


buraya bazen bazı şeyler yazmak istiyorum; ama yapamıyorum. istiyorum, elim gitmiyor. ya da yazıyorum, tekrar siliyorum. bilemiyorum, burayı çok seviyordum, hala da çok seviyorum; ama bir şeyler değişti. burası benim mahremim olmaktan çıktı.

geçenlerde konuşurken cemal'in buradan haberi olduğunu öğrendim. açıkçası biraz şaşırdım ama hiç önemsemedim. cemal'in burayı okuyor olması beni rahatsız etmezdi zaten. bilmesinin ya da bilmemesinin önem arzedeceği bir şeyler yok. gerçi zaten cemal'e burayı aslında halka açık bir şekilde kullanmadığımı söylediğimde, çok özür diledi ve bir daha kesinlikle okumayacağını söyledi. ve ben de ona güveniyorum. cemal sözüne sadık, iyi bir arkadaştır. o konuda çekincem yok.

ama yine de başka konularda çekincelerim var. her ne kadar o meselenin çözülmüş olduğunu söylemiş olsam da (ki gerçekten de olayların en sonunda böyle non-contact bir hale bürünmesinden dolayı çok rahatlamış durumdayım) zihnimde dolanıp duran bir şüphe var. o bana daha önce tüm blogspot, tumblr, twitter, formspring vs. sosyal medya hesaplarımı baştan sona okuduğunu söylemişti. gerçi ben bu konuda gerekli açıklamayı yaptıktan sonra bu yaptığı şeyden dolayı pişmanlığını belirtmişti -ki bu da bir daha sosyal medya hesaplarıma girmeyeceği şeklinde yorumlanabilir. ama yine de ben bir türlü bundan emin olamıyorum. ya hala okuyorsa şüphesi beni huzursuz ediyor. çok önemli şeyler yazacağımdan da değil, yine kendime dair şeylerden bahsedeğim işte. ama yine de beni tanıyan herhangi birinin -hele de okumasını hiç ama hiç istemediğim birinin- burayı okuyor olabileceği düşüncesi bile beni buraya bir şeyler yazmaktan alıkoyuyor. son zamanlar blogu bir public, bir private yapma sebebim de o zaten. bir an okuyor olabileceğinden şüpheleniyorum ve blogu private yapıyorum. sonra biraz geçiyor, "yok ya ne alaka, zaten o kadar pişman olmuştu, bir de gelip üzerine okumaz herhalde" diyorum ve public yapıyorum. ama bir türlü emin de olamıyorum. bu şekilde buraya yazma hevesim de azaldı. keşke kafamdan şu şüpheleri atmayı becerebilsem de yine eskisi gibi rahat rahat yazabilsem. cidden bunu çok istiyorum.

3 Lafazan:

Jano dedi ki...

2 aydır bloga yazıyorum, ilk defa bu düşünce beni de sardı şuan, hiç düşünmemiştim önceden.saol -.-'

D.İ.D.S. dedi ki...

Eski blogumu okumasını hiç istemediğim insanlar bulup okumuştu. Başka bir blog aldım onuda şüphelerim yüzünden, ya gene bulurlarsa diye kapadım. Ama nereye kadar? Yine aldım ve bunu kapatmayacağım. Okurlarsa bırak okusunlar, kimse senin duygularına veya düşüncelerine karışıp, yargılayamaz. Bu onların ayıbı olur. Eğer burayı kaparsan deli gibi özlersin ve pişman olursun, kendimden biliyorum sevgili Amélie.

Amélie Poulain dedi ki...

jano: paranoyaklık bulaşıcı tabii.

d.i.d.s.: teşekkür ederim. burayı tamamen kapamak gibi bir şey yapamam zaten. en fazla private yaparım. daha fazlasını değil. kıyamam yani. 3 yıl az değil. ama yine de insan huzursuz oluyor.